Etiket Arşivi: ulaşım

Verimsiz ulaşım ne demek önce bunu sorgulayalım Türkiyede herkes bilir özel araçların ve şehirlerarası otobüslerle yolculuğu ne kadar güvensiz ve pahalı olduğunuda bilir ayrıcana yani;şu haber (alttaki) iyi bişey gibi gözönüne seriyolarsa burda düşünmemiz lazım 20 milyar dolar az değil yani biz bu kadar zengin değiliz …

Toplum olarak bence yediğimiz kadar üretmiyoruz hep kredi alıyoruz hep yiyoruz ama çalışmıyoruz aslında ithalat ülkesi olmuşuz tüketiyoruz sadece firmalarımızın çoğu satış üzerine vergisini veriyor ama başka ülkenin malını kullanıyoruz ozaman biz yatıyoruz birimiz zenginleşirken diğerini fakirleştiriyoruz çünkü üretim yoksa; toplam hasıla değişmez zenginin parası artarken fakir iyice yaşam standartından olur.

”Yeni yapılacak bu otoyolların bağlantı yolları ile birlikte 2 bin 700 kilometre uzunluğunda olması planlanıyor. Yeni otoyol projeleri kapsamında İstanbul Boğazı’na üçüncü; İzmit Körfezi ve Çanakkale Boğazı’na da birer asma köprü yapılacak. Yaklaşık 20 milyar dolara mal olması beklenen yeni otoyolların ihaleleri, Yap-İşlet-Devret modeliyle gerçekleştirilecek. ”

Haber bu yani demiryolu gibi bi alternatifimiz varken bunlar yapıacak iş değil..

Birde ATO ‘nun haberine bakalım;

Rapora göre 1923 yılında 1.378 km. olan demiryolu uzunluğu, Atatürk’ün vefatına kadar geçen 15 yılda 6.890 km ye ancak ulaştı. Rakamlar o tarihten bu yana bir arpa boyu yol almadığımızı gösteriyor. Atatürk’ün vefatından bugüne kadar geçen 66 yılda sadece 4.032 km. demiryolu yapıldi.

Raporda demiryollarının özellikle 1950 yılından sonra Marshall yardımlarıyla demiryollarının ölüme terkedilip, karayolları yapımına başlandığına vurgu yapılıyor.. 1950-1980 yılları arasında geçen 30 yıllık sürede yılda sadece ortalama 30 km. yeni demiryolu hattı yapıldığı, 1980′li yılların ortalarından itibaren otoyol politikasına öncelik verildiği belirtiliyor.

1950-1997 yılları arasında karayolu uzunluğu % 80 artarken, demiryolu uzunluğu sadece % 11 arttığına dikkat çekilen raporda, bugün 386 bin kilometre karayolu uzunluğunun demiryolundan 35 kat daha fazla olduğu belirtiliyor.

DPT’nin hesaplamalarına göre, çift hatlı, elektrikli ve sinyalli 1 km.lik demiryolunun maliyeti düz arazide 1.4, engebeli arazide 3, çok engebeli arazide ise 4.2 milyon dolar. Buna karşın 1 km.lik otoyolun maliyeti düz arazide 6, engebeli arazide 12 milyon doları buluyor. Buradan çıkan sonuç: Karayolu demiryoluna göre 4 kat pahalı.

1980′lerden bu yana Türkiye karayollarına yaklaşık 30 katrilyon lira para harcadı. Bu parayla 12 bin 500 km. demiryolu yapabilirdik. Türkiye, topraklarını demir ağlarla örmek için hala şansını yitirmiş değil. Rapora göre 15 bin km. duble yol için kullanılacak kaynakla 33 bin km. çift hatlı demiryolu yapabilme alternatifini elinde bulunduruyor. Ancak bunun için ulaşım staratejisinde köklü bir değişim gerekiyor.

Avantajlar bununla da bitmiyor. karayolunun ömrü en fazla 13 yıl ile sınırlıyken, Demiryolunun ömrü 30 yılı buluyor.

Taşımacılık maliyetleri de yatırım maliyetlerinden aşağı kalmıyor. Karayolu taşımacılığı, demiryolundan 7 kat pahalıya geliyor.

Yakıt açısından da demiryolu, karayoluna göre 6 kat ucuzdur. Nakliyatın üretimdeki maliyet etkisinin yüzde 35-40 düzeyinde olduğu düşünüldüğünde demiryolu Türk firmalarının rekabet şansı için de hayati önem taşıyor.

Petrole bağımlı bir ülke olarak her yıl milyonlarca doları karayollarında heba ederken, enerji tüketimi karayolunun dörtte biri olan demiryollarını ihmal ediyoruz. Karayolları, ulaşım yatırımları için ayrılan payın % 72’sini alıyor. Buna karşın demiryolunun, payı yüzde % 7.

Trenle yolculuk artık sadece bi noltalji belki bir eğlence olmuş işe gitmek için treni kullanan kaç kişi var metrolar yetersiz tramvaylar tıkış tıkış ama petrolün dünyanın en pahalı satıldığı ülkemizde araba satışları on numara ilerliyo bu hibritli araçlar ise nedense Türkiyenin uzaktan yakınından geçmiyo ne hikmetse!!bundada bi işe olduğu kesin enerjinin ulaşımla birebir ilişkisi var enerjininde kaynaklarla ilişkisi var potansiyel dersen var ama çalışma yok bu kalıplaşmış bi kelime evet ama gerçek ; çalışmıyoruz yatıyoruz üretmiyoruz tablo bu ama elimizdede somut birşey yok aslında dış mihrakların korktuğu şeyde bu somut veri yok ellerinde..

Küçük bir öneri : Arkadaş, eğer yazılımdan ve ingilizceden çakıyosan azcık sana bi haber-blog sitesi yapmanı tavsiye ederim teması Dış ülkelerdeki etkilerin bizim vatandaşımıza somut etkisi nedir? Örneğin çindeki depremin yarattığı spekilasyonun neticesinde demir fiyatları arttı dolayısıyla  6 ay sonraki emlak piyasası etkilendi vatandaş % bilmem kaç bu durumdan etkilendi. hadi kolay gelsin